Türkiye İMSAD, ‘8. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nde Sektörün Hedefini ‘Dijital Dönüşüm’ Olarak Belirledi

Türkiye İMSAD tarafından 2009 yılından bugüne gerçekleştirilen ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’ bu yıl da inşaat sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Kapının önünde bekleyemeyiz. Yeni kapılar açmak, açılan kapılardan hızla geçmek durumundayız. Bunun anlamı şudur; Türkiye olarak teknoloji üretmek zorundayız. Eğer Türkiye’nin bir açığı varsa bu açık teknoloji açığıdır. Teknoloji açığımızı kapatmamız gerekiyor” dedi.

İnşaat malzemesi sanayisinde fark yaratmak ve sürdürülebilir bir kalkınma yaratmak için dijital dönüşüm dalgasını yakalamak zorunda olduklarını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Global rekabet ortamında değişime ayak uydurabilenler ayakta kalıp pastadan payını alıyor. Akıllı binaların, yeşil binaların, pasif evlerin, akıllı kentlerin planlandığı bir dünyada, inşaat malzemesi sanayisinin, üretiminden lojistiğine, tasarımından uygulamasına bu ekosistemin dışında kalması düşünülemez. İnşaat malzemeleri sanayicileri olarak, dijital dönüşümle başlayan değişim dalgasını yakalayıp, sektörün geleceğine yön vermeyi hedefliyoruz.”

İnşaat malzemesi üreticilerinin çatı örgütü Türkiye İMSAD’ın hayata geçirdiği, sektörün en büyük etkinliklerinden biri olarak kabul edilen ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’, bu yıl ‘Geleceğe Yatırım: Dijital Dönüşüm’ temasıyla Hilton Bomonti Hotel’de gerçekleşti. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra, iş ve ekonomi dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı zirvede, sektörün her kesiminden 500’ü aşkın katılımcı buluştu.

“Gelecek gümbür gümbür geliyor”

Konuşmasına, “Zirvede; Geleceğe Yatırım, Endüstri 4.0’ı Yakalama, Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik gibi son derece önemli kavramların gündeme alındığını görüyoruz” diye başlayan T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Bu kavramların hepsi, geleceğin dünyasını anlamamızda son derece önemlidir. Dünya, hayat, toplum değişirken talepler de hızla değişmeye devam ediyor. Bu değişime elbette duyarsız kalamayız.

Geleceğin dünyasına karşı hiçbir sektör, hiçbir kurum, ‘Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ diyemez. Gelecek gümbür gümbür geliyor. Bunu doğru anlamaz, analiz etmez ve bu değişimi tüm üretim süre.lerinin merkezine koymazsak, gerçekten aydınlık bir geleceğe doğru ilerlediğimizi söyleyemeyiz” dedi.

“İnşaat malzemesi sektörü kalite ve tasarımla fark yaratmalı”

İnşaat sektörünün, Türkiye’nin en büyük istihdam sağlayan, ekonomiye katma değeri yüksek oranda katkı sunan, birçok yan sektörü destekleyen lokomotif sektörlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Faruk Özlü, şöyle konuştu: “Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, 100 milyar doların üzerinde bir kaynağı konuşuyoruz. İnşaat sektörünün büyüklüğü bu sektörü ülkemiz için stratejik önemde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Özellikle inşaat malzemesi sektörünün kalite ve tasarımla fark yaratması gerekiyor. Her sektörde olduğu gibi inşaat ve inşaat malzemesi sektöründe de akıl son derece önemli. Şehirlerimizi ve binalarımızı akılla inşa etmek zorundayız. Bunu da ancak teknolojiyi, inovasyonu araştırma-geliştirmeyi ve tasarımı arkamıza alarak yapabiliriz. Araştırma-geliştirme ve inovasyon destekli akıllı kentsel projeler ve uygulamalar yapmak zorundayız. Şehirleşme oranının hızla arttığı ülkemizde yarının ihtiyaçlarını göz önüne almak durumundayız. Şehirlere bakarken aklımızda sadece şık binalar kenarına ağaç dikilmiş asfalt yollar gelmemeli. İnsan odaklı, insana saygılı ve insanı yücelten bir bakış açısına ihtiyacımız var. Çevre, sağlık, eğitim, ulaşım, spor, kültür gibi bileşenleri kentleşme planlarının odağına koymalıyız. Tarihi ve çevresel dokuyu mutlak suretle korumak zorundayız. Deprem riskinin yüksek olduğu ülkemizde kentsel dönüşümü farklı bir şekilde ele almak durumundayız. Kentsel dönüşümde sadece binalar dönüşmez, insan yaşamı şehirler ve alışkanlıklar da dönüşür. Bu nedenle kentsel dönüşüm algısının da değişmesi gerekir. Kentsel dönüşüme ilişkin toplumda oluşan rant algısını değiştirmek durumundayız.

“Sanayi 4.0’ı Akıllı Toplum 5.0 olarak ele almalıyız”

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, konuşmasına şöyle devam etti: “Sanayi 4.0 kavramının bütün üretim süreçlerini kökünden etkilediğinin farkındayız. Sanayi 4.0 sürecini ülkemiz için fırsata çevirmek durumundayız. Daha önceki sanayi devrimlerini geriden takip ettiğimiz gibi Sanayi 4.0’ı geriden takip etmek gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Bugün artık firmalar, gelecek planlaması yaparken Sanayi 4.0’ı göz önüne almak durumundalar. Sanayi 4.0’ın zirve yaptığı hatta Sanayi 5.0’ın temellerin atıldığı günümüzde, medeniyet, sosyalleşme ve ekonomi yepyeni bir çehre kazanmıştır. Artık yeni bir kavramı, Toplum 5.0’ı konuşmalıyız. Toplum 5.0, teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum demektir. Sanayi 4.0’ı Akıllı Toplum 5.0 olarak ele almalı ve yol haritamızı buna göre düzenlemeliyiz. Kapının önünde bekleyemeyiz. Yeni kapılar açmak, açılan kapılardan hızla geçmek durumundayız. Bunun anlamı şudur: Türkiye olarak teknoloji üretmek zorundayız. Eğer Türkiye’nin bir açığı varsa bu, teknoloji açığıdır. Teknoloji açığımızı kapatmamız gerekiyor. Bütün sektörlerin bilişimden, yazılımdan, dijital dönüşümden beklentileri son derece yüksektir. Bu beklentileri karşılayacak ortak bir akıl ve ortak bir vizyon ve ortak bir inançla hareket etmemiz gerekiyor. Biz Bakanlık olarak bu kanalları sonuna kadar açık tutmaya devam edeceğiz.”

“Siber güvenlik önemli ve hassas bir konu”

Zirvede Siber Güvenlik konusunun da tartışılmasından memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Dr. Faruk Özlü, “Siber güvenlik gerçekten çok  önemli, çok hassas bir konu. Bilgi güvenliği, siber güvenlik, kriptoloji gibi kavramlar sadece bugünün değil geleceğin de temel alanları olarak karşımızda durmaktadır. Bilginin teknolojinin internetin haberleşmenin sınır tanımadığı günümüzde tüm bu kavramların getirdiği problemlerin de üstesinden gelmek durumundayız. Klasik suç kavramından çok farklı bir suç ve suçlu kavramı ile karşı karşıyayız. Önceden güvenlik, evlerdeki kapı kilitlerinden başlardı.

Hırsız kapıdan girerdi. Şimdi ise hırsız artık kapıdan girmiyor. Telefondan, bilgisayardan, kameradan geliyor. Nerede bir boşluk bulursa oradan giriyor. Önceden görünen düşmanlarla mücadele ederdik. Şimdi nereden geldiği belli olmayan görünmeyen düşmanlarla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

TÜSİAD: “Türkiye İMSAD, küresel rekabet gücünün korunmasında kilit konumdadır”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye’nin geleceğini inşa ederken her zamankinden daha sağlam temeller kurmak zorunda olduğunu kaydederek, “Yeni bir dünya düzenine doğru gidiyoruz. Türkiye kritik bir eşikte. Rekabet gücümüzü; ürünlerin katma değerini ve üretim teknolojilerimizi hızla üst seviyelere çıkararak koruyabiliriz. Bunun için de dijital teknolojilerimizin ürün ve üretim ögeleri içindeki payının artırılması son derece elzemdir. Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum ve ucuz işgücü gibi avantajlarımız, yaşadığımız dijital çağda maalesef rekabet için yeterli olmayacaktır” dedi.

Türkiye İMSAD üyelerine seslenen Erol Bilecik şöyle devam etti: “Son dönemde ekonominin dinamosu olan gayrimenkul yatırımlarının tam ortasındasınız. Sektörün yarattığı katma değerin artırılmasında, bilgi yoğun çözümlerde, küresel rekabet gücünün korunmasında hakikaten kilit konumdasınız. Buradaki anahtarların kaynak kullanımında üretimde ve tüketimde verimlilik artırıcı teknolojiler olduğuna inanıyoruz. Daha yenilikçi, standartları daha yüksek ürünler, malzemelerin üretimi, kullanımı ve yaygınlaştırılması artık Türkiye için bir lüks değildir. Değişim için en iyi zaman şimdiki zamandır.”

“Sürdürülebilir kalkınma için yol haritamızı çıkarmalıyız”

İnşaat malzemesi sektörünün, toplam üretimi, dış ticaret hacmi ve istihdamdaki payının yanı sıra, ülke ekonomisi için önemli sektörlerle yakın ilişkisinden dolayı stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Akıllı binaların, yeşil binaların, pasif evlerin, akıllı kentlerin planlandığı bir dünyada, inşaat malzemesi sanayisinin üretiminden lojistiğine, tasarımından uygulamasına bu ekosistemin dışında kalması düşünülemez. Kaynakların akılcı ve etkin kullanılmasının önemi gün geçtikçe artmaktadır” dedi.

“Dijital platformların ve uygulamalarının projelere entegre edilmesi, bu entegrasyon için gerekli dataların yatay entegrasyonu ile gerçekleşecektir” diyen Ferdi Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Yani tedarikçi – üretici – iş ortakları – bayiler – distribütörler – yapı marketleri-mimarlar-mühendisler – müteahhitler – ustalar – nihai kullanıcılar aracılığı ile toplanıp bilgiye dönüştürülmesi ve geleneksel süreçlerin, hedeflerin optimize edilmesinden bahsetmekteyiz.

Geleneksel malzeme seçiminden; veri üreten çağdaş, yenilikçi, hafif, çevreyle barışık malzemelere geçişten, tasarımda ve mühendislikte dijital entegrasyondan, evin içinde dolaşmak yerine müşterinin aklında fikrinde dolaşmaktan söz etmekteyiz.”

“Sanayiciler için hayaller dijital, müşteriler için gerçekler manuel”

İnşaat sektörünün, uçtan uca entegre bir sektör olduğunu belirten Ferdi Erdoğan, “Bu işin başı doğada madencilik, sonu uygulama ve montajdır. Sistemin ortasında yer alan üretimi akıllı fabrikalarda, depolama ve taşımaları akıllı lojistik ile yapmak yeterli olmayacaktır. İşin başında kazma-kürek ile madencilik, sonunda mala, çekiç, anahtar ile uygulama var. Dolayısıyla, biz sanayiciler için hayaller dijital iken, müşteriler için gerçekler manuel’dir. İnşaat sektöründe dijital dönüşümü ne tek başına müşteri odaklı yatırımlar, ne de tek başına teknolojik yatırımlar sağlayacaktır. Henüz makine-makine ya da makine-sistem etkileşimi planlanırken, insan-sistem-makine etkileşiminin yol haritası düzgün çıkartılmalıdır. Bilgi paylaşımına mesafeli yaklaşan bayi-distribütör-tali bayi-uygulamacılarla birlikte ekonominin büyük kısmını üstlenen OSB’ler, KOBİ’ler ve ayrıca uygulamacı ustalar, önce eğitilmeli, kayıt içine alınmalı, sonra sisteme entegre edilmelidir” diye konuştu.

“İstihdam, malzeme ve projelerin birlikte hareket etmesini sağlamalıyız”

Dijital dönüşüm sürecinin en güzel teknolojik örneklerden biri olan BIM (Building Information Modelling-Bina Bilgi Modellemesi) ile ilgili çalışmaların, ülkemizde yeterince yaygın olmadığını ifade eden Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde ilk 3 sıra içinde yer alan müteahhitlerimizin daha fazla değer yaratmasını dilerken; istihdam, malzeme ve projelerimizin birlikte hareket etmesini sağlamalıyız. Dijital dönüşüm sürecinin en güzel teknolojik örneklerinden birisi olan BIM yani Bina Bilgi Modellemesi’ni daha yaygın hale getirmeliyiz. Firmalarımız; yurtdışı projelere başvururken tüm dünyada etkin olan, mimarlar, teknik müşavirler için kullanım kolaylığı sağlayan; dünya çapında standartlaşmayı öngören yapı bilgi modellemesi içinde yer almalıdır.”

“Siber saldırılar amatör bir heyecandan profesyonel bir iş haline geldi”

Alt yapıyı geliştirirken, siber saldırı karşısında sistemleri koruyacak önlemlerin de önem kazandığına dikkat çeken Ferdi Erdoğan “Biz Endüstri 4.0 ve dijitalleşme için yatırımlarımızı yaparken; şüphesiz siber korsanlar da aynı motivasyonla hazırlık yapıyorlardır. Bu konu amatör bir heyecandan profesyonel bir iş haline  geldi.

Yol haritamız içinde yasal düzenleme ve hukuk sisteminin de gerekli çalışmaları yapması gerekmektedir” dedi.